20 Yaşıma Mektubum

Sevgili 20 yaşındaki kendim,

Sana 2020 yılından, tastamam 33 yaşımdan sesleniyorum. Biliyorum sen şimdi “o kadar yaşadın mı yahu?” diyorsun. Uzun yaşamak gibi bir hayal kurmazsın hiç, bilirim. Ama evet tastamam on üç yıl sonrasından yazıyorum bu mektubu sana.

Çok gençsin, çok toysun ama çok güzelsin.. Ve fakat sana diyeceklerim var üç beş satır. Yerinde olsam -tabi ki şimdiki aklımla- yazdıklarımı dikkate alırdım.

Öncelikle ne olursun, o tüm bilgiye haiz olduğunu zannetmekten vazgeç ve zaman zaman fikir al. Arada bir de olsa başka gözün bakışına başvur. Hiç bir işe yaramasa bile üç ana rengin dışındaki renk tonlarını fark ettirecek sana. Sonra yine bildiğini okuyacaksan oku tabi ki. Çünkü bu senin doğanda var.

Lütfen sevdiklerine değer verirken, kendini değersizleştirme. Tamam sev, sevme demiyorum. Ama lütfen severken de sevginin, sevdiğinin analizini yap; getirdiklerine, götürdüklerine bak biraz. Seni sen yapan çizgilerinden ve hatta kırmızı çizgilerinden ödün verme. Uğruna bazı şeylerden vazgeçmeyi göze aldığın kimseleri al karşına ve şunu anlat: Bir taraf feda ederken diğer tarafın kar ediyorsa olmaz o işler.

En büyük hazinen ailen. Onlara mümkün olduğunca vakit ayır. Bolca konuş onlarla, çokça paylaş ve ihmal etme. Fakat aileni üzmemek adına yaşamak istediklerinden vazgeçme lütfen. Çünkü ne diyor devrimci filozof Heraklitos: “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” Hayatından giden tek bir saniyeyi bile geri getirmeye gücün yetmeyecek.

Yol ayrımların olacak, biliyorum. Seçtiğin yolun pusulası kalbin ve sonrasında aklın olsun. Değişken şeyleri pusulanın zinciri bile yapma. Çünkü değişenlerin ardında baki kalacak olan sensin. Kalbini ve aklını al karşına ve soyutla kendini diğer her şeyden seçimlerini yaparken. Seçimlerine de kendine de şeffaf ol.

Hata yapmaktan korkma ve yapman gerekiyorsa yap. Bu sana verilmiş en büyük özgürlük, unutma. Mühim olan hatanın ardından boynu bükük bakmıyor olman. Ve duyduğun o güzel sözü; kulağına küpe yap her daim: Ancak bir salak iki ayağı ile bir boka basar.

Ve..

Kaybedeceğin savaşlara girme. Çünkü unutma savaşlarda bir taraf kazanıp, bir taraf kaybetmez asla. Herkes kaybeder, kimi çok kaybeder, kimi daha çok…

(Yazı ilk elden yayınlanmıştır, ikinci kez okunmuş fakat hiç düzeltme yapılmamıştır)

(Visited 115 times, 1 visits today)

2 Comments

  1. Hüdaverdi Ballı Aralık 8, 2020 at 8:07 pm

    Güzel yazmışsın,annenle beraber okuduk,içindeki bir söz çok hoşumuza gitti.Kalemine güç dolması dileğiyle…

    Reply

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir